1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlar, yapay zeka kullanımı, çevresel beyanlar, hedefli reklamcılık, indirimli satış reklamları ve tüketici değerlendirmeleri (online yorumlar) başta olmak üzere ticari reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin önemli düzenlemeler getirilmiştir. Düzenlemeler 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Peki, yeni düzenlemeler uygulamada ne ifade ediyor? Yönetmelik ile getirilen başlıca değişiklikler ve dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda ele alınmaktadır.
Yeni Tanımlanan Kavramlar
Yönetmelik kapsamında ticari reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin düzenlemelerin kapsamını netleştirmek amacıyla “çevresel beyan”, “sosyal medya”, “sosyal medya etkileyicisi” ve “tüketici değerlendirmeleri” kavramları tanımlanmıştır. Bu düzenlemeyle birlikte özellikle sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen reklam faaliyetleri, çevresel iddialar ve internet ortamındaki tüketici yorumlarına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yönelik kavramsal çerçeve oluşturulmuştur.
Sosyal Medya Etkileyicileri Aracılığıyla Yapılan Reklamlar
Yönetmeliğe eklenen 23/A maddesi ile sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlara ilişkin düzenleme getirilmiştir. Buna göre; reklam verene ait mal veya hizmete yönlendirme yapılması, reklam verenden maddi kazanç veya ücretsiz/indirimli mal ya da hizmet sağlanması, reklam verenin çekiliş, yarışma veya kampanyasına ilişkin içerik paylaşılması ya da reklam verenin düzenlediği bir etkinliğe katılım karşılığında menfaat elde edilmesi hâllerinde, içeriğin reklam olduğunun açıkça belirtilmesi zorunlu tutulmuştur.
Kullanılan etiket ve açıklamaların, paylaşım içindeki renklerden ve arka fondan ayırt edilebilir nitelikte olması, tüketicinin paylaşımla ilk karşılaştığı anda ekranı kaydırmasına gerek kalmadan fark edebileceği bir konumda yer alması ve içerik birden fazla paylaşıma veya farklı mecralara yayıldığında her birinde tekrarlanması gibi yükümlülükler öngörülmüştür.
Sosyal medya etkileyicileri tarafından gerçekleştirilen ticari paylaşımlarda reklam niteliğinin açıkça belirtilmesi, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz kapsamında da daha önce düzenlenmiş ve uygulamada özellikle “reklam” ibaresinin kullanılması yaygınlaşmıştır. Yönetmelik ile getirilen yeni düzenlemeler ise bu yükümlülükleri daha ayrıntılı hale getirerek, reklam açıklamalarının nasıl ve hangi koşullarda yapılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle sosyal medya etkileyicilerinin, reklam içeriklerini paylaşırken yalnızca “reklam” ibaresini kullanmakla yetinmeyip, Yönetmelik ile getirilen şekil ve görünürlük şartlarına da dikkat etmeleri gerekmektedir.
Reklamlarda Yapay Zeka Kullanımı
Yapay zeka teknolojilerinin reklamcılık alanında giderek daha yaygın şekilde kullanılmasıyla birlikte, bu teknolojilerin reklam içeriklerinde kullanımına ilişkin hukuki bir çerçevenin oluşturulması da önem kazanmıştır.
Yönetmelik ile, tüketicilerin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranışlarını önemli ölçüde etkileyebilecek şekilde yapay zeka veya başka bir yazılımın kullanılması ya da yapay zeka teknolojileriyle insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde, bu hususun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu tutulmuştur.
Ayrıca, gerçek bir kişinin yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş dijital kopyasının, gerçeğe aykırı şekilde bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği veya kullandığı izlenimi verdiği ya da tavsiyede bulunduğu reklamlar yasaklanmıştır.
Yönetmelik, yapay zekanın reklamlarda kullanımına ilişkin açık kurallar getiren ilk düzenleme niteliğinde olması bakımından dikkat çekmektedir. Bununla birlikte, yapay zeka kullanımının ne şekilde, reklamın hangi aşamasında açıklanması gerektiğine ilişkin bir standart öngörülmemiş olması, ekonomik davranışı önemli ölçüde etkileme kriterinin nasıl yorumlanacağı ve gerçek kişilerin yapay zeka ile oluşturulan dijital kopyalarının hangi şartlarda yasak kapsamında değerlendirileceği gibi hususlarda uygulamaya ilişkin çeşitli soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir.
Çevresel Beyanlara İlişkin Düzenlemeler
Yönetmelik ile çevresel beyan içeren reklamlara ilişkin ispat yükümlülükleri ve şeffaflık kuralları önemli ölçüde sıkılaştırılmıştır. Bu kapsamda, reklamlarda yer verilen çevresel beyanların dayanağını oluşturan sertifika ve onayların; yetkili kurum ve kuruluşlar, üniversitelerin ilgili bölümleri veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşları tarafından düzenlenen belgelerle ispatlanabilir olması gerekmektedir.
Bunun yanında, “çevre dostu”, “yeşil”, “sürdürülebilir” gibi genel nitelikteki çevresel beyanların herhangi bir açıklama yapılmaksızın veya tüketiciyi yanıltabilecek şekilde kullanılması yasaklanmıştır. Reklamlarda, çevresel beyanın ürün veya hizmetin hangi özelliğine ya da yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğu açıkça belirtilmeli; bu beyanın dayandığı ölçüm ve değerlendirme yöntemlerine ilişkin bilgilere ise reklamın yayımlandığı mecrada veya bağlantı ya da yönlendirme aracılığıyla kolaylıkla erişilebilmelidir.
Hedefli Reklamcılık
Yönetmelik ile hedefli reklamcılığa ilişkin ilk kapsamlı düzenlemeler getirilmiştir. Hedefli reklamcılık; tüketicilerin çevrimiçi davranışları, tercihleri, konum bilgileri, demografik verileri ve benzeri kişisel verilerinin analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam içerikleri sunulması olarak tanımlanmıştır.
Bu kapsamda, tüketicilere reklamın hangi kriterler esas alınarak gösterildiği ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceği konusunda açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir şekilde bilgi verilmesi zorunlu tutulmuştur. Ayrıca, tüketicinin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak
bilinmesinin beklendiği durumlarda, kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılması yasaklanmıştır.
İndirimli Satış Reklamları
Yönetmelik ile yapılan değişiklikle, indirimden önceki fiyatın tespitinde esas alınacak süre otuz günden on güne indirilmiştir. Buna göre mal satışına ilişkin indirimli satış reklamlarında, indirim öncesi fiyat olarak artık indirimin başlangıç tarihinden önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınacaktır; meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlere ilişkin reklamlarda ise önceki düzenlemede olduğu gibi indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınmaya devam edecektir.
Aynı maddeye eklenen düzenlemeler ile bir mal veya hizmet birden fazla satış kanalından satışa sunuluyorsa, indirim öncesi fiyat yalnızca indirimin yapıldığı kanaldaki fiyat esas alınarak belirlenecektir. Bir kanaldaki fiyat, başka bir kanalda yapılacak indirimli satış için kullanılamayacaktır. Bu madde hükümleri; sadakat programlarına ilişkin reklamlar ile belirli miktar, tutar veya nitelikte mal ya da hizmet alımı şartına bağlı koşullu satış reklamları için de geçerli olacaktır.
Bu yayınlar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklar bakımından ayrıca hukuki destek alınması gerekir.
